Deprem Sonrası Bilirkişiler Raporunu Açıkladı! Binaların Yıkılma Nedenleri Ortaya Çıktı! Tek Tek Kayda Geçti; Sebepler Arka Arkaya Sıralandı!

Bu yazı ilk olarak Başvur.co sayfasında yayınlanmıştır.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından devam eden incelemeler, bölgelere bilirkişilerin gitmesiyle birlikte hız kazandı. Bu isimlerden biri olan inşaat mühendislerinden Suat Torun, Hatay’da görev aldı. Bağlı bulunduğu odadan gönüllü olarak bölgeye giden ve savcılığa bağlı olarak bilirkişilik gerçekleştiren Suat Torun, 500’den fazla binayı inceledi. Binaları incelemesinin ardından gördüğü hataları anlatan Suat Torun, önemli açıklamalarda bulundu.

Binaların yıkılmasına ilişkin önemli açıklamalar yapan Suat Torun, binaların temel sorunlarını; “zayıf kolon”, “düz demir kullanımı”, “taşıyıcı elemanlara verilen zararlar”, “kesit yetersizliği”, “uygunsuz etriye aralıkları”, “yumuşak kat etkisi”, “zemin sıvılaşması” ve “çerçeve süreksizliği” gibi 8 başlıkta toplayarak değerlendirdi. Bölgede mimarlar, jeoloji mühendisleri ve inşaat mühendisleri olarak birlikte hareket ederek; araziyi, yapıyı ve tasarımı incelediklerini anlatan Suat Torun, önemli uyarılar yapmasının yanı sıra gözlemlerini de aktardı. İşte detaylar…

“EN ÇOK RASTLADIĞIMIZ SORUN BETON KALİTESİZLİĞİ”

Yaptıkları işleme ilişkin bilgi veren Suat Torun, “Binaların kolon ve kirişlerinden örnekler aldık. Yapının bütünlüğü bozulmuşsa bile her bir donatının ölçümlerini yaptık. Sahadaki numuneleri de yetkililere teslim ettik” dedi. Ardından sahada gördükleri sorunlardan bahseden Suat Torun, şöyle konuştu:

“Sahada en çok rastladığımız sorun beton kalitesizliği yani istenen dayanıma sahip olmayışıydı. Bunun dışında demir gibi donatıların istenen çapta ve yapıda olmadıklarını tespit ettik. Proje ve uygulama hatalarını da gördük. Bir de zemin etütlerinin iyi yapılmaması ve zemin sıvılaşmasından kaynaklı büyük problemlerle karşılaştık. Genelde öncelikli sebep yapım hataları kaynaklı olarak ortaya çıkıyor. Genel başlıkları ise zayıf kolon, düz demir kullanımı, taşıyıcı elemanlara verilen zararlar, kesit yetersizliği, uygunsuz etriye aralıkları, yumuşak kat etkisi ve çerçeve süreksizliği olarak sıralayabiliriz. Proje hataları da gördük. Tasarım yapılırken binanın x ve y düzleminde deprem kuvvetlerini alması için perdeler tasarlanır. Bunların tüm kolonlarının kirişlerle bağlanması gerekir. Yapılmaması halinde yapı hasarları oluşur.”

“BURADA KIRMA TAŞ KULLANILMASI GEREKİRDİ”

Yıkımların en çok kontrolsüz yapım hataları nedeniyle oluştuğunu tespit eden Suat Torun; beton içindeki agrega denilen çakıl, kum gibi malzemenin istenen boyutta olmadığını belirtti. Ardından çakılların boyutunun 8-10 santimetreye varan büyük çaplarda olduğunu ifade eden Suat Torun, “Bu çakılların büyük oluşu deprem açısından büyük risk yaratır ve binanın mukavemetini zayıflatır. Burada kırma taş kullanılması gerekirdi. Bunları maalesef incelediğimiz binalarda göremedik” açıklamasını yaptı. Devamında deniz kumu kullanılan binalar olduğuna dikkat çeken Suat Torun, şu açıklamayı gerçekleştirdi:

“Deniz kumunun en büyük tehlikesi, tuz oranının yüksek olmasından dolayı betonun yapısını bozar. Bu nedenle beton istenen dayanıma sahip olamaz. Deniz kumunun, binalarda beton içinde bulunan demirin korozyona uğramasına yani çapının küçülmesine, ayrıca paslanıp çürümesine de neden olduğunu gördük. Korozyon nedeniyle 16 milimetre çapında olması gereken demirin 10 milimetreye kadar düştüğünü gördük.”

“YAPILAR ÇOK HIZLI HASAR ALMIŞ VE ÇÖKMÜŞ”

Gözlemlerini aktarmaya devam eden Suat Torun, “Hatay’da eski binalarda genelde 18-20 santimetre dolayında kolonlar, 15-20 santimetre arasında da kirişler tespit ettik. Bu boyuttaki elemanlar kesit yetersizlikleri sebebiyle yapıların hasara uğramasına sebep olmuş. Şimdiki yönetmeliklerde kolon boyutunun minimum 30, kiriş genişliğinin de 25 santimetre olması gerekiyor” beyanlarını verdi. Ardından nervürlü demirlerin öneminden bahseden Suat Torun, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Nervürsüz demir beton içinde sıyrılması kolay olduğu için görevini yerine getirememiş. Bu sebepten yapılar çok hızlı hasar almış ve çökmüş. Nervürlü yapılarda yapı hasar alsa da donatı sıyrılmamış, yıkılma olmamıştır. Şimdiki yönetmeliklerde nervürlü demir kullanmak mecburi.”

“YIKIMA KADAR GÖTÜREN BÜYÜK BİR HATADIR”

Son olarak inşaat çeliğinin bükülmesiyle elde edilen bir sargı donatısı olan etriyelerin birleştirilme yönteminin ve aralıklarının çok önemli olduğunu aktaran Suat Torun, bu donatıların istenen düzeyde yapılmamasına dikkat çekti. Bunun yaratacağı sorunları da aktaran Suat Torun, şöyle konuştu:

“Bu donatının istenen düzeyde yapılmaması nedeniyle binaların mukavemetinde ciddi sorunlar ortaya çıkmış görünüyor. Çapları 6 milimetre olan ve gönyesi 135 derece bükülmeyen etriyeleri tespit ettik. Hem çap yetersizliği hem de 135 derece bükülmemeleri, görevlerini yerine getirmesine engel olmuş. Deprem olduğunda bu bükümlerin binayı koruyucu bir özelliği vardır. Bu küçük bir teknik detay gibi görünse de yapılmadığında binayı yıkıma kadar götüren büyük bir hatadır.”

Daha fazla okumak için Deprem Sonrası Bilirkişiler Raporunu Açıkladı! Binaların Yıkılma Nedenleri Ortaya Çıktı! Tek Tek Kayda Geçti; Sebepler Arka Arkaya Sıralandı! ziyaret edebilirsiniz.

medyazar.com

Exit mobile version