Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

Evliya Çelebi’nin tabiriyle Osmanlının üç büyük gümrüğünden biri olan Erzurum, ‘Saadet Şehri’dir.

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anadolu’nun en kadim şehirlerinden biri olan Erzurum, geçmişten günümüze kültürel zenginliği, yiğit Dadaşları, sert iklimi, millî manevi değerlere bağlılığı ve Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı şehir olma özelliği ile tanınır ve bilinir.

Evliya Çelebi’nin tabiriyle Osmanlının üç büyük gümrüğünden biri olan Erzurum, ‘Saadet Şehri’dir.

Elinden ve dilinden emin olunan, sözüne güvenilir insanların yaşadığı bu yüce şehir, taşıdığı misyonu ile Anadolu’nun her köşesinde insanına referans olacak bir isme sahiptir.

Bütün bu özelliklerine rağmen son birkaç aydan beri Erzurum’un imajıyla ilgili basit ve seviyesiz yaklaşımların sosyal medya ve haber kanallarında yer alması oldukça üzüntü verici bir durumdur.

Hatırlanacağı üzere, yakın zamanda yayında olan bir TV dizisinde Erzurum’un sürgün yeri olarak gösterilmesi ve akabinde bir ajans muhabirinin  ‘Para verseler gitmem derdim, ama iş icabı gidiyorum!’  demesi tepkimizi çekse de böyle bir algının oluşmasındaki sebebi ve arka planı aramak ve sorgulamak zorundayız!

Öyle ki, Erzurum’la ilgili olumsuz algılara haklı tepkilerimizi verirken, şehrin tanıtılması ve imajı yönündeki sorumluluklarımızı da yüksek sesle konuşmalıyız.

Geçmiş dönemlerde hiç konuşulmayan Erzurum’la ilgili negatif söylemlerin bu günlerde konuşulur olması bizim şehri ve onun kadim kültürünü yeteri kadar tanıtamadığımız ve bu kültürü yaşayamadığımızla ilgili olabilir mi? diye de düşünmek zorundayız.

Yine yakın zamanda İstanbul’da yapılan Erzurum Tanıtım Günleri’ne davet edilen bir parti genel başkanının etkinliğe alınmaması günlerce basında konuşulmuş, Erzurum adının geçtiği böylesi bir ortamda yaşananlar şehir adına olumsuz algılara fırsat vermiştir.

Son kırk yıldır iktisadi yönden zorlu bir süreçten geçen Erzurum, göç olgusunun önüne geçemediği gibi kültürel değerlerinin yaşaması ve yaşatılması konusunda da sıkıntı yaşamaktadır.

Erzurum’un kültür pınarlarından beslenen ve kubbede hoş sada bırakan Şair Nef’i, İbrahim Hakkı Hz., Âşık Emrah, Ziya Paşa, Şükrü Paşa,  Alvarlı Muhammed Lütfü Efendi , Nurettin Topçu, Prof. Dr. Mümtaz Turhan, Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, İsmail Saib Sencer, Osman Kemali Efendi, Âşık Sümmani, Prof. Dr. Nusret Karasu, Ömer Nasuhi Bilmen, Fatma Seher, Nene Hatun, Kadı Darir, Mehmet Arif Bey gibi ünlü simaların şehrin tanıtımında hatırlatılması ve duyurulması önceliklerimiz arasında olmasına rağmen şehrin imajının kadayıf dolması ve cağ kebabıyla sağlanmaya çalışılması sorunlarımız arasındadır.

Cumhuriyet’e ev sahipliği yapan ve Atatürk’ün hemşerisi ve milletvekili olduğu Erzurum’u bu önemli özellikleriyle yeteri kadar tanıtmak, duyurmak, hatırlatmak şehrin imajının vazgeçilmezi olmalıdır.

Anadolu kapılarının 1048 yılında yapılan Pasinler Savaşı’yla 1071 Malazgirt Savaşı’ndan önce Türklere açılmış olması, Erzurum’da aynı tarihte kurulmuş olan ‘Yağan Vakfı’nın Anadolu’da kurulan vakıfların ilki olması yine öne çıkan değerlerimiz arasında olmalıdır.

Kış turizmi ve sporları konusunda her türlü avantaja sahip olmasına rağmen Palandöken’i yeteri kadar tanıtamadığımız ve bu avantajı da istenilen düzeyde kullanamadığımız ortadadır.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet, Alev Alatlı, Selim Sırrı Tarcan, İsmail Habip Sevük, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Prof. Dr. Rasim Adasal gibi ülkemizin önde gelen insanlarının ifadeleriyle Erzurum’u tekrar tekrar duyurmak zorundayız. 

Kısacası son günlerde yaşanan olumsuz yaklaşımlardan ders çıkarıp şehrimizin imajının korunması konusunda eksikliklerimizin olduğunun farkına varmalı, Erzurumlular olarak önceliklerimizi belirlemeli, ülkenin her yanına sesimizi duyurmalıyız. Bu yaklaşımın yolu da şehri maddi ve manevi yönden kucaklamak ve kalkındırmaktan geçmektedir.

 

 

 

yenierzurumhaber.com

Evliya Çelebi’nin tabiriyle Osmanlının üç büyük gümrüğünden biri olan Erzurum, ‘Saadet Şehri’dir.
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar ile Sohbet Et

Medyazar ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.