Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Kaygan Zemin
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. GÜNLÜKLER 15 Aralık 2023

GÜNLÜKLER 15 Aralık 2023

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

 

1968 ÖNCESİ VE SONRASI ÜNİVERSİTELER

Okulların ve üniversitelerin kapısında polis yoktu. Çünkü kavga dövüş yoktu okullarda. Liselerin ve kız enstitülerinin dağılması sırasında özellikle kız öğrencileri korumak için bir iki polis bulunurdu, o kadar. Üniversite öğrencilerinin farklı üniversitelerde yemek yemek, kantinlerinde çay, kahve, gazoz, kakao, tost vs. Yiyip içmek lüksü ve serbestisi vardı .

İstanbul üniversitesi yol geçen hanı gibiydi. Halk girer bir kapıdan, çıkar başka bir kapıdan ve işine gücüne giderdi oralardan.

Başka bir üniversite öğrencisi de bir başka üniversitenin kantininde, yemekhanesinde, dersliğinde veya kütüphanesinde derslere girebilir, ders dinleyebilidi.  Yani başka bir okulda derse girilebiliniyordu. Okul –  öğrenci farkı gözetilmezdi. Üniversitelere polis  rektörün izni olmadan içeri giremezdi.

Bütün bunlar 1968 olaylarından sonra durum tamamen tersine döndü. Üniversitelere polis giremeye başladı. Kapılarına polis kondu ve kendi öğrencisini dahi kimlik kontrolü yaparak içeri almaya başladı. Böylece her üniversiteye küçük bir karakol kurulmuş oldu. Dolayısıyla yabancı üniversite öğrencileri de o günden sonra içeriye giremez oldu. Bütün kapılar sivillere de kapatıldı, sadece o üniversite öğrencilerine polis kontrolünde açık bırakıldı.

Günler geçtikçe, durumlar değişiyor, durumlar değiştikçe kanunlar ve yönetmelikler değişiyor.

***

AŞK

Sana iki kelimelik, sonunu bilmediğim

bir hikâye anlatayım: Seni seviyorum.  (Ingrid Bergman – KAZABLANKA filminden)

***

Öyle “seviyorum” diyerek

Aşk yaşanmaz.

İcraat göstereceksin.

CAN YÜCEL

***

OSMANLI

XVI. ve XVIII. yüzyılların gerek Osmanlı İmparatorluğu, gerek Hindistan’daki tüm şanını albette ki biliyorum; ama Türk’ün kendine özgülüğü, daha o dönemde bile azalmıştı. Daha sonra, XVIII. ve XIX. yüzyıllarda  gerileme başladı. (Jean-Paul Roux TÜRKLERİN TARİHİ)

***

Şalvarı şaltak Osmanlı

Eğeri kaltak Osmanlı

Ekende yok biçende yok

Yiyende ortak Osmanlı”

 

ŞALTAK

“Bütün bu verilere baktığımızda karşımıza şaltak ~ şıltak şeklinde iki ayrı okunuşu olan, anlamı da “yaygaracı, bağırıp çağıran, şamatacı, kavgacı, (her şeye) bir sebep / bahane bulan” ve “müfterî, iftira atan, kara çalan, (birisine) suç atan, haksız yere bir başkasını suçlayan” olan bir söz karşımıza çıkmaktadır.” (Google)

 

 

GÜNLÜKLER 15 Aralık 2023
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.