Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. EKREM ÇULFA
  4. Boşanma Oranlarındaki Artışın Sosyo-Psikolojik ve Ekonomik Dinamikleri: Çağdaş Bir Değerlendirme
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Boşanma Oranlarındaki Artışın Sosyo-Psikolojik ve Ekonomik Dinamikleri: Çağdaş Bir Değerlendirme

featured

​Dünya genelinde ve özellikle Türkiye’de son yıllarda biyo-psiko-sosyal bir kurum olan evliliğin sonlanma oranlarında göze çarpan bir artış gözlemlenmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve uluslararası istatistikler, boşanma hızının her geçen yıl kademeli olarak yükseldiğini ve evlilik sürelerinin kısaldığını göstermektedir. Evlilik; bireylerin duygusal, sosyal ve ekonomik gereksinimlerini karşılamak üzere inşa edilen yapısal bir bağ iken, günümüz sosyo-kültürel değişimleri bu yapının esnekliğini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkilemektedir.

​Peki, boşanmalar neden bu kadar arttı? Bu sorunun yanıtı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık olup; sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve teknolojik boyutların birbiriyle etkileşimi çerçevesinde ele alınmalıdır.

​1. Toplumsal Rollerin Dönüşümü ve Kadının Ekonomik Bağımsızlığı

​Klasik aile yapısında geleneksel rol dağılımları belirgindi: Erkek evin geçiminden sorumlu ana aktör, kadın ise hane içi bakım ve düzeni sağlayan konumdaydı. Sanayileşme, kentleşme ve eğitim düzeyinin yükselmesiyle birlikte kadının iş gücüne katılımı belirgin bir şekilde artmıştır.

​Kadının ekonomik bağımsızlığını kazanması, evlilik içi güç dengelerini yeniden şekillendirmiştir. Bu durum evliliğe verilen değeri düşürmemekte; ancak sağlıklı işlemeyen, psikolojik ya da fiziksel şiddet barındıran veya doyum sağlanamayan evliliklerde kalma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır (Giddens, 2013). Bireyler artık ekonomik veya sosyal baskılar nedeniyle işlevsiz ilişkileri sürdürmek yerine, bireysel refahlarını ön planda tutarak ayrılma kararını daha rahat alabilmektedir.

​2. Bireyselleşme ve Mantık / Duygu Çatışması

​Modernite ve postmodern dönem ile birlikte normatif değerler yerini bireysel özerkliğe bırakmıştır. Sosyolog Anthony Giddens’ın (1992) “Saf İlişki” (Pure Relationship) olarak tanımladığı kavram, günümüz evliliklerinin temel dinamiğini özetlemektedir. Saf ilişki, tarafların yalnızca ilişkiden sağladıkları duygusal ve psikolojik tatmin devam ettiği sürece sürdürülen yapıya işaret eder. İlişki, taraflara fayda sağlamadığı veya kişisel gelişimi kısıtladığı hissedildiği anda sonlandırılmaya açık hale gelir.

​Geleneksel toplumlarda evlilik, toplumsal ve ailevi bir sorumluluk olarak görülürken; günümüzde bireysel mutluluğun aracı olarak algılanmaktadır. Bireyden beklenen özveri ve fedakarlık düzeyi azalmış, “ben” algısı “biz” olgusunun önüne geçmiştir. Bireysel beklentilerin aşırı yükselmesi, eşlerin birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmasına ve çiftler arasında kronik doyumsuzluk yaşanmasına yol açmaktadır.

​3. İletişim Becerilerinde Aşınma ve Çatışma Yönetimi Yetersizliği

​Evliliklerin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için en kritik unsur etkili iletişim ve çatışma çözme becerileridir. İlişki psikolojisi alanında çalışan Gottman ve Silver (2015), ilişkilerin bitimine zemin hazırlayan dört temel iletişimsizlik biçimini “Mahşerin Dört Atlısı” olarak tanımlar:

  • ​Eleştiri
  • ​Aşağılama
  • ​Savunma
  • ​Duvar Örme (İletişimi Kesme)

​Çağdaş yaşamın getirdiği yoğun stres, uzun çalışma saatleri ve kentsel yaşamın yoruculuğu, bireylerin duygusal düzenleme becerilerini olumsuz etkilemektedir. Çiftler, karşılaştıkları problemleri yapıcı bir dille müzakere etmek yerine, çatışmayı tırmandırmakta ya da duygusal olarak birbirinden uzaklaşmaktadır. İletişimsizlik zamanla biriken kırgınlıklara ve ilişkisel yabancılaşmaya sebep olmakta, bu da boşanmayı kaçınılmaz kılmaktadır.

​4. Dijitalleşme, Sosyal Medya ve Alternatif Bolluğu

​Sosyal medya platformlarının ve dijital iletişim araçlarının yaygınlaşması, aile içi etkileşimi iki farklı yönden olumsuz etkilemektedir:

  1. Ev İçi Yalnızlaşma: Aynı fiziksel mekanda bulunan eşlerin ekran karşısında vakit geçirmesi, “nitelikli birliktelik” süresini kısıtlamaktadır. Bu durum duygusal bağların zayıflamasına yol açar.
  2. Alternatif Algısı ve İdealize Edilmiş Yaşamlar: Sosyal medya, bireylere sürekli olarak “mükemmel” ilişkiler ve yaşam tarzları sunar. Eşler kendi ilişkilerini başkalarının sergilediği illüzyonlarla karşılaştırarak yetersizlik hissine kapılabilir. Ayrıca dijital mecraların sunduğu geniş iletişim ağı, ilişki içi sadakatsizlik riskini artırmakta ve alternatif partner erişimini kolaylaştırarak evliliğe olan bağlılığı sarsmaktadır (Ellison vd., 2014).

​5. Ekonomik Zorluklar ve Yaşam Stresi

​Ekonomik belirsizlikler, yüksek enflasyon, işsizlik veya geçim sıkıntısı aile içi gerilimin en belirgin tetikleyicilerindendir. Ekonomik kaynakların yetersizliği, bireyler üzerinde kronik bir kaygı ve tükenmişlik yaratır. Bu durum, eşlerin birbirlerine karşı tolerans düzeyini düşürür ve en küçük gündelik problemlerin dahi büyük krizlere dönüşmesine zemin hazırlar. Finansal yönetime dair görüş ayrılıkları, eşler arasındaki güven ve dayanışma duygusunu zedeleyerek ayrılık süreçlerini hızlandırmaktadır.

​6. Boşanmaya Yönelik Toplumsal Algının Değişmesi

​Geçmişte boşanma, toplumsal olarak damgalanan (stigmatize edilen) ve kaçınılması gereken bir durum olarak görülürken; günümüzde bu algı büyük oranda kırılmıştır. Boşanmanın normalleşmesi, sorunlu evliliklerde hapsolmuş bireyler için bir “çıkış yolu” olarak görülmesini kolaylaştırmıştır. Aile ve çevre baskısının azalması, bireylerin kendi kararlarını alma noktasında daha cesur davranmalarına olanak tanımaktadır.

​İlişkinizi Yeniden İnşa Etmek İçin Profesyonel Danışmanlık

​Evlilik, sürekli bakım ve çaba gerektiren dinamik bir süreçtir. Karşılaşılan iletişim engelleri, duygusal kopuşlar veya kriz dönemleri çözümsüz değildir. Boşanma kararı almadan önce veya ilişkinizdeki tıkanıklıkları aşmak adına atılacak en sağlıklı adım, tarafsız ve uzman bir gözden destek almaktır.

​Aile ve Çift Terapisi; eşlerin birbirini yeniden anlamasına, yıpranmış iletişim kanallarının tamir edilmesine ve çatışmaların sağlıklı yöntemlerle yönetilmesine imkan tanır. Siz de ilişkinizi korumak, sorunların kökenine inmek ve daha sağlıklı bir birliktelik inşa etmek istiyorsanız uzman desteğine başvurabilirsiniz.

📲 Profesyonel İlişki ve Aile Danışmanlığı İçin:

İletişim: 0533 373 81 23

Sağlıklı bir iletişim ve güçlü bir gelecek için ilk adımı bugün atın.

 

​Kaynakça

  • ​Ellison, N. B., Vitak, J., Gray, R., & Lampe, C. (2014). Cultivating social resources on social network sites: Facebook relationship maintenance behaviors and social capital. Journal of Computer-Mediated Communication, 19(4), 855-870.
  • ​Giddens, A. (1992). The transformation of intimacy: Sexuality, love and eroticism in modern societies. Polity Press.
  • ​Giddens, A. (2013). Sosyoloji (C. Güzel, Çev.). Kırmızı Yayınları.
  • ​Gottman, J. M., & Silver, N. (2015). Evliliği sürdürmenin 7 kuralı (O. Gündüz, Çev.). Varlık Yayınları.
  • ​Türkiye İstatistik Kurumu [TÜİK]. (2023). Evlenme ve boşanma istatistikleri. TÜİK Haber Bülteni.

Boşanma Oranlarındaki Artışın Sosyo-Psikolojik ve Ekonomik Dinamikleri: Çağdaş Bir Değerlendirme
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.