Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Kahveler ve Alıntılar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. BİR PASAPORT HİKAYESİ

BİR PASAPORT HİKAYESİ

featured
Google'da Abone Ol service
10
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Pasaport alacaktı Paris’e gitmek için. Emniyette formu dolduran görevli müracaat eden bu kişiye mesleğini sordu. Adam “Muharririm” (Yazarım) dedi.

Görevli inanmaz bir edayla karşısındaki adamı süzdü. “İspat ediniz beyefendi!”.

Şaşırdı adam. Çünkü tanınmış bir yazardı, fakat görevli kendisini tanımıyor ne iş yatığını bilmiyordu.

Adam “Ee! Benim hikaye kitaplarım var, onları getirip göstereyim”

Görevli “Bana kitap değil yazar olduğunuzu ispatlayan resmi bir kağıt lazım” dedi.

Adam, yazar ve muhabir olarak çalıştığı gazeteye gitti. Durumu anlattı, gazetedeki memurlar resmi bir kağıt veremeyeceklerini söyledi. Pasaport idaresinin gazeteyi aramasını, arayan görevliye sözlü olarak “evet burada çalıştı” diye bilgi vereceklerini açıkladılar.

Adam, yazılı kağıt alamamıştı çalıştığı gazeteden. Yazar olduğunu ispatlayamıyordu. Üyesi olduğu bir edebiyat derneğini hatırladı. Oradan yazar olduğuna dair bir belge alabilirdi. Gitti, dernektekiler “Taksitlerinizi aksatmışsınız, derneğe olan yirmi beş lira borcunuzu öderseniz sizi tekrar üye yaparız” dediler. Adamın yanında para yoktu, koştu annesinden borç aldı, borcu ödedi. Akabinde “Evet taksitleri ödedim, şimdi bana yazar olduğuma dair belge veriniz”.

Dernek “Bizim öyle bir yetkimiz yok” diyerek yazara belge vermedi.

Sinirleri bozuldu adamın. Gün boyu uğraştı ve netice alamadı. Pasaport dairesine gitti tekrar, görevliye yazar olduğunu ispat edecek bir belge bulamadığını söyledi. Görevli, yazarın pasaporttaki meslek hanesine Türkçe “yok”, Fransızca olarak da sans profession; yani ‘işsiz’ yazdı.

Yazara, “işsiz” damgası çok dokundu. 16 Mayıs 1950’de Yeditepe Gazetesi’ne içini şöyle döktü; “Eskiden utanır, kekeler, kendimin de pek şüpheli bulduğum bir “muharririm” derdim. Ne enayiymişim. Ben halis muhlis “Yazıcı” imişim yahu.”

Kendine o gün ‘yazar’ demeyi bırakıp ‘yazıcı’ demeye başladı. Eli kaleme kağıda gitmedi, artık yazı yazmayacağını söyledi.

Yazar Tolga Aydoğan olarak yaklaşık 70 yıl önceki bir gazetede denk geldiğim ve sizlere sunduğum bu hadisenin sonunu ise Emniyet 3. Şube Müdürü Orhan Hançerlioğlu tamamlıyor.

11 Mayıs 1973’te Milliyet Sanat Dergisi’nde o günü anlatırken pasaporta “işsiz – sans profession” diye yazıldıktan sonra yazarın kendisine geldiğini, görüştüklerini ve ‘işsiz’ yerine ‘muharrir’ diye pasaporta işlendiğini açıklamıştır.

1953’te dünyaca ünlü Mark Twain Derneği’ne edebiyata katkılarından ötürü şeref üyesi olarak seçilen ama pasaport dairesinde tanınmayan, yazar olduğunu bir türlü ispatlayamayan kişinin pasaportunda şu yazar:

Mesleği: Muharrir;                                                   

Adı: Sait Faik Abasıyanık.

Yazar Tolga Aydoğan

DÜNYA UYGARLIKLARINDAN

BİR PASAPORT HİKAYESİ
10

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

10 Yorum

  1. Gerçekten düşündürücü. Yazarı tanımadıkları için yaşadığı zorlukları gözler önüne sermişsiniz.

  2. 26 Nisan 2025, 06:00

    Bu hikaye gerçek bir olayın dramatik yansıması olmuş. Yazarların yaşadığı zorlukları çok iyi aktarmışsınız.

  3. 29 Nisan 2025, 06:00

    Yazar kimliğinin bu kadar sorgulanması üzücü. Türkiye’de sanatçıların nasıl dışlandığına dair daha fazla içerik bekliyorum.

  4. 1 Mayıs 2025, 06:00

    Çok güzel bir hikaye, insanın sanatına sahip çıkmadığı bir toplumda yaşamak zor gerçekten.

  5. 2 Mayıs 2025, 06:00

    Oldukça etkileyici bir anlatım. Ancak pasaport işlerinde yazar olmanın neden bu kadar zor olduğu hakkında daha fazla bilgi verirseniz sevinirim.

  6. Sait Faik Abasıyanık’ı böyle bir durumda düşünmek garip ama yazının sonunda aldığı destek güzel bir kapanış olmuş.

  7. 5 Mayıs 2025, 06:00

    Hikaye muhteşem, fakat yazarın yaşadığı umutsuzluk ve pes edişi çok üzücü geldi. Belki de bu konuda kanunları gözden geçirmek gerekir.

  8. 10 Mayıs 2025, 06:00

    Yazarlar için böyle bir onay sürecinin gerekliliği sorgulanabilir. Dilde, yazdıklarında ve kimliklerinde daha fazla esneklik olmalı.

  9. 11 Mayıs 2025, 06:00

    Bu hikaye, bürokrasinin ne kadar karmaşık ve zaman kaybettirici olabileceğini gösteriyor. Yazarlarımıza daha fazla destek olmalıyız!

  10. 14 Mayıs 2025, 06:00

    Pasaport işlerinde yazar olmanın gerekliliği konusunda farklı görüşler var. Bazı yazarlar neden resmi belge almak zorunda kalıyor?

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.