Emekli Yarbay #AnthonyHerbert, Amerika’nın en tanınmış savaş kahramanlarından birisidir.
Kore Savaşı patlak verdiğinde orduya katılmış ve Kore Savaşı’nı en fazla madalya kazanan asker olarak tamamlamıştır.
Kunuri’de ilk büyük Çin taarruzu sırasında geri çekilen kendi birliği tarafından Türk Tugay’ına irtibat görevlisi olarak verilen Herbert,
henüz genç bir askerken 1950 yılının soğu bir Kasım günü Kunuri bölgesinde etrafı kuşatılmış bir Türk ölüyle birlikte yaşadıklarını anılarında anlatmıştır.
Burada anlatılanlar, Türk askeri nasıl savaşır sorusuna bir Amerikalı’nın verdiği cevaptır.
Türkler bir ölü kadardılar. Bulunduğumuz tepe üzerine mevzilerimizi hazırladık ve gelecek emirleri beklemeye koyulduk.
Ben Türkçe bilmiyordum ve onlardan da İngilizce konuşan kimse yoktu. Böylece sessiz ve soğuk bir gece geçirdik.
Ertesi sabah kendimizi Çinliler tarafından kuşatılmış halde bulduk. Gergindim.
Hiç savaş tecrübesi olmayan bir birlikle beraberdim ve onlarla konuşamıyordum. Onlar ise daha mutlu olamazlardı.
Oturup piknik yaptılar. Ne tarafa baksalar bir düşman vardı. Hangi tarafa ateş etseler Çinlileri öldürebilirlerdi.
Onlar da tüm sabahı Çinlileri öldürerek geçirdiler. Ben ise bir kenarda oturmuş. Buradan nasıl çıkacağımızın planlarını yapıyordum.
Güneş yükseldiğinde herkesin cephanesi iyice azalmıştı ama Türkler yine de inanılmaz derecede sakindiler.
Bir avcı zinciri oluşturdular. Süngülerini taktılar ve gülerek yüzlerini kuzeye döndüler.
Döndükleri yönü gördüm ve anında anladım ki gitmek istediğim yön orası değildi.
Ayağa fırladım ve yumruğumu güneye doğru savurmaya başladım.
Türklerin oluşturduğu muharebe hatı güneye doğru çark etti ve birden kendimi tüm Kore Savaşı içerisinde gördüğüm en mükemmel eski usul süngü hücumunun içinde buldum.
Buradan şu dersi çıkardım. Türkler asla tuzağa düşürülemez.
Başı belada olan kişiler onları kuşatanlardır. O gün onları süngülerini kullanırken görmek ilham vericiydi.
Onlar birer dervişti. Sıra dışı bir teknikleri vardı.
Düşmanın üzerine atlıyorlar. Süngüyü düşmanın karnına sokuyorlar.
Etraflarında dönüyor ve tüfeğin kabzasına sol elleriyle bastırarak düşmanı deşiyorlar.
O güne dair en canlı şekilde hatırladığım şey ise o hücumu izlerken Tanrı’ya veya Birleşmiş Milletlere
veya Türklerin bizim yanımızda savaşmasına sebep olan her kimse o kişiye karşı duyduğum minnet duygusudur.



Kesinlikle Türklerin savaşma azmi ve stratejisi mükemmel. Daha fazla böyle hikaye okumak isterim!
Anthony Herbert’in tanıklığı ilginç olsa da, Türk askerleri hakkında daha fazla bakış açısı sunulmasını beklerdim.
Yazının içeriği güzel ama biraz daha detay verilseydi keşke. Özellikle Türklerin savaş taktikleri hakkında daha fazla bilgi edinmek isterdim.
Bu anılar gerçekten etkileyici! Türk askerlerinin cesareti ve dayanıklılığı her zaman takdire değer.
Gerçekten ilham verici bir hikaye. Türk askerleriyle ilgili bu tür anıların paylaşılması çok önemli.