Sabahın seherinde..
Kapı açıldı eşim bahçeye çıkıyor..
Hayırdır bu saatte dedim..
Sessizliğin hakimiyetinde manalı bir bakış..
Camdan baktım arkasından..
Bahçedeki gül ağacındaki keseyi çözüyor..
Geceden bağlamış..
Anladım..
Sonra deniz’e doğru yürüyüp gitti..
Bende arkasından..
Gün de;alacadan aydınlığa..
Çok sakin bir 6 Mayıs sabahı..
Etrafta geceki ateşten kalan yanık bir koku..
Deniz ; süt liman kımıldamıyor..
Sabahın köründe..
O sakinlikte..
Nedense ..
içimde deli dalgalar..
Sahildeyim ben’de..
Deniz ölü gibi kımıldamıyor!..
Hani “aldığını verir” derler ya..
Gecenin hırçınlığından geriye kalanlar..
Kıyıda salınıp duruyorlar..
Baktım..
Kağıttan yapılmış bir kayık ..
Eğildim elime aldım..
Eşim “bırak yüzsün” dedi..
Senin mi dedim..
Hayır dedi..
Kim bilir kimin hayalleri var içinde diye ekledi..
Bırakıcam ama bırakamıyorum..
Kağıt kayıkdaki yazılar..
Adeta oku beni der gibi..
Okuyorum..
–
“Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız..
O mahur beste çalar müjgan’la ben ağlaşırız..
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız..
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız..
O mahur beste çalar müjgan’la ben ağlaşırız..”
–
Bırakıyorum denize..
Kayığı kim yaptı bilmiyorum..
Kağıttaki yazılar tesadüf mü ..
Onuda bilmiyorum.
İkimizinde bildiği tek şey..
Attila İlhan ın ..
Karşıyaka’dan bindiği vapurda ..
6 Mayıs’ta yazdığı..
“ Mahur” adlı “o” şiir..
–
Kumsalda..
Sabahın seherinde..
Müjganla ben ağlaşıyoruz!..


