Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
İBRAHİM AKBULUT
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İSTANBULLU’NUN PARASINI KİM YER

İSTANBULLU’NUN PARASINI KİM YER

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eyy! Payitaht-ı sabıkanın sakinleri…
İSTANBULLU’NUN PARASINI KİM YER
İstanbul’a günde en az 20-25 milyon kilo her nevi gıda maddesi, 30-40 milyon litre içme suyu ve 50-60 milyon litre akaryakıt geliyor. Ayrıca on binlerce ton her çeşit ham, yarı mamul ve mamul madde geliyor ki üretim durmasın, çarklar dönsün, ihracat yapılsın, vergi alınsın. Kömür ve inşaat kumundan en lüks mallara kadar her şey. Tüm bunlar bir gün gelmese bile fiyatlar fırlıyor. Üç gün gelmese kriz olur, beş gün gelmese şehir batar. Bu demektir ki şehre her gün yaklaşık on beş tonluk on bin kamyon ve tanker, artı gemiler, trenler ve uçaklarla emtia ulaşıyor. Şehre ulaşan her kilo meyve sebze hallerde kimlerin elinden geçiyor ve her gün korkunç meblağlar bu ticareti kontrol edenlerin elinde birikiyor ve kimlere aktarılıyor. Merak eden gitsin, hallere kim hakim, fiyatlar nasıl oluşuyor, büyük servetler kimlere gidiyor, hangi siyasetlere aktarılıyor bir incelesin. Bunu öğrenirlerse tir tir titreyeceklerine eminim.
…..
Eyy İstanbullu,
Yediğin her elmanın yarısı, içtiğin her bardak suyun büyük bir yudumu asla istemeyeceğin yerlere gidiyor. Büyük kısmı sana kötü siyaset olarak geri dönüyor. Buradaki sorun ücret, geçim meselesiyle filan mukayese edilemeyecek kadar büyük. Çalışanların ücret meselesine takılmasını elbet anlıyoruz ama ne verirlerse versinler bu cehennem çukurunda elinden kayıp gidecek. Öte yandan nüfusun birkaç milyonu sisteme ayak uyduruyor. Hepsi kazık yiyor ama başta müteahhitler, yüksek maaşlı yönetici ve uzmanlar, büyük mülk sahipleri, iyi kazanan işletmeler ve atölyeler, mali kurumlar, bayiler, acenteler, turizm ve reklam sektörü, basındaki ayrıcalıklı kesim, sağlık sektörünün bir kısmı, inşaatçılar, özel okulların sahipleri vs. Aileleriyle birlikte en az bir buçuk iki milyon kişi bu sistemde kazanıyor. Belki bir o kadar da orta halli ama giderek sıkıntısı artan kesim var. Bunların sayısını sokaklardaki lüks otomobillerden bile anlamak mümkün. Geri kalan on iki milyondan fazla nüfusun canı çıksın. Tuzu kuru olanlar “onların da bu dünyadaki görevi budur” diyorlar. Çocuklarına basamak atlatmak isteyenler evlerini satıp fahiş fiyatlı özel okullarda okutuyor, sonra çocuk çekip gidiyor, onlar çıksın diye ebeveynler batıyor. Dünya aşırı naifler ve kalleşlerle dolu.
…..
Halihazırda bu dehşet verici sistemi değiştirebilecek hiç bir siyaset yok. Niyet ifade edenler de nasıl yapacağını, sırasıyla hangi adımları atacağını bilemez, duruma teslim olur. Zaten, bugüne kadar mega kentlerde nasıl siyaset yapılabileceğini tartışmaya kalkan bile olmadı. Sonra da çıkıp “umudumuzu kırma” diyorlar. Kargalar bile güler böyle umuda. Kimden ne bekliyorsun. Bu sistemin parçası olanları kurtarıcı olarak görmekten vazgeçmeyenlerin umudu filan olamaz, sadece figüranlık yaparlar, boş boş konuşup dururlar. Umudunuzu yesinler. Görünenin arkasında çok güçlü tabakalar var. Mali sistem var, işbirlikçiler var, mafyalar var, her alanda görünmez ağlarla kamu yönetimine ve siyasete bağlanmış gruplar var. Bunlar yokmuş gibi yapan siyasetçilerin peşine takılanlar kurda kuşa yem olmaya mahkum. Dünyaya bakışı değiştirmek geçen asırların sosyal teorilerine sarılmakla olmaz. Kafaları değiştirecek cesareti olmayanlara artık ne acıyorum, ne de kızıyorum.

İSTANBULLU’NUN PARASINI KİM YER
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.