Her insani problemin her zaman aşikâr, şık ve makul bir çözümü vardır ve o çözüm yanlıştır. (Henry Lois Mencken, Gazeteci yazar)
***
Savaş zamanında “gerçek” o kadar değerlidir ki, her zaman yalanlardan oluşan bir koruma kalkanı ile korunmalıdır. (Winston Churchill)
***
“İlerleyen zamanda insanların desteği eleştiriye, eleştirisi öfke ve nefrete, nefreti ise korkuya dönüşür. Korku ise şiddetin kaynağı olur, şiddet iktidarı kaybetme korkusunu pekiştirir ve bu kısır döngünün götüreceği sonuç daha fazla zulümdür.”
“Bu nedenle; güç ne kadar artarsa yozlaştırıcı etkisi de o kadar artar. İnsan ne kadar yozlaşırsa gücünü kaybetme korkusu o kadar çoğalır. Gücünü kaybetme korkusu ne kadar yüksekse kötülük ve zulüm o kadar fazla olur.” (Machiavelli)
***
“İktidar olmak isteyen yeteri kadar güçlü değilse gücü eline geçirene kadar insanlara hoş görünmek, onların beklentilerini karşılayacak vaatlerde bulunmak ve samimi insanların yetenek ve potansiyellerini kullanmak gibi davranışlar sergiler. Zorunlulukların yaptırdığı doğruluk ve iyilikler aslında kötülüğün örtük halidir. Bütün bunlar toplum beklentilerini karşılamak ve genel sorunları çözmek kadar onun kişisel hırslarını da gerçekleştirmenin bir aracıdır.”. (Prof. Dr. Ömer Dinçer, “Devlet ve insan arasında” kitabı)
***
Ünlüler çoğu zaman sıkıcı olan bir işe parıltı ve heyecan katarlar fakat halka neden ve nasıl oy verecekleri konusunda nutuk atmaya kalkarlarsa o zaman iş değişir ve felakete yol açar. (Tony Blair/ Sir Anthony Charles Lynton Blair, Britanyalı avukat, siyasetçi ve İngiltere eski başbakanı.)
***
Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır. (Atasözü)
***
Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek! (Özdemir Asaf)
***
Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. (Kemal Sayar)
***
“Yavaşlık ile hatırlama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey hatırlamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.” (Milan Kundera, Yavaşlık)
***
İnsan üstün olma iddasından vazgeçerse, gerçek yeterliliğe ulaşır.;(Montaigne, “Yavaşladıkça Çoğalıyorum”)
***
“İnsanlar vardır, gitmektedirler. Başkaları ise gelmekte. Çabuk gelen çabuk da geçer, gider. Bir arabanın penceresinden bakmak gibidir, hiçbir şey, hiç kimse kalıcı değildir. Daha fazlasını ben de bilmiyorum.” (Sten Nadolny Yavaşlığın Keşfi isimli kitabı)
***
Şiir kelimelerle güzel Sanatlar, güzel şekiller kurmak sanatıdır. Ama bu kelimeler bize anne sıcaklığı ile gelir, bize bir sevgili yüzü ile gelir, bizi bir dost ruhu ile kucaklamaya başlar. (Cahit Sıtkı Tarancı)
***
Millet edebiyatı olan topluluktur. (Honoré de Balzac)
***
İnsanlar akıllarını bildikleri kelime nispetinde kullanırlar. (Namık Kemal)
***
Bugüne kadar insanlığın tarihi hiç yazılmadı yazılan sadece siyasi iktidarın tarihidir. (Karl Popper)
***
Kurdun adı söylenirse o koşarak gelir. ( Alman atasözü)
***
Keyif benim, köy Mehmet Ağa’nın. (Türk deyimi)
***
Ha Hoca Ali, ha Ali Hoca. (Türk deyimi)
***
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. (Ziya paşa)
***
Oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur. (Nelson Rockefeller)
***
Kısa dönemde güç, tipik biçimde fikirleri seçer. (Amerikalı Antropolog David Prince)
***
Hasta kişi, canı çıkmadığı sürece yaşamayı umut eder. Ne olursa olsun yaşamayı ister. (Ataullah İskenderi Hazretleri)
***
Her çağ, kendi suçunu parlatılmış bir çerçeveye yerleştirir; biz de o çerçevenin karşısında hayranlıkla dururuz. (Oscar Wilde, Dorian Gray’in Portresi)
***
Yürek kırılmadıkça hiçbir şey öğrenilemez. (Oscar Wilde)
***
Masumiyet, yüzeyin altında, yaranın kenarında nefes alır. (Oscar Wilde)
***
Geçmiş ve gelecek su damlalarının birbirine benzemesi gibidir. (İbni Haldun)
***
Kanunla nizam bulunur; ama ahlak olmadan adalet olmaz.(Ahmet Cevdet Paşa)
***
Hayat, eğer ondan korkmazsanız harika olabilir. Tek ihtiyacınız olan cesaret, hayal gücü… ve biraz para.
[Calvero (Charles Chaplin) bunu Limelight’ta (1952) Terry’ye (Claire Bloom) söylüyor]
***
Hayal gücü, eylem olmadan hiçbir şey ifade etmez.
(Chaplin’in el yazması notlarından)
***
Gülmek bir ilaçtır, bir rahatlamadır, acıdan kurtulmanın yoludur.
(“Bay Chaplin Eleştirmenlerine Cevap Veriyor”; Komedyen, Charles Chaplin’in ‘Büyük Diktatör’ Adlı Eserinin Sonunu Savunuyor, The New York Times , 27 Ekim 1940.)
***
Aşağıya bakıyorsanız asla gökkuşağı göremezsiniz.
(Charles Chaplin)
(The Circus filminin başında yer alan ve Chaplin’in 1969’daki yeniden gösterimde seslendirdiği ” Swing Little Girl ” adlı şarkının sözlerinden.)
***
İmkansızın peşinden koşalım. Tarih boyunca elde edilen büyük başarılar, imkânsız görünen şeylerin fethi olmuştur. (Charles Chaplin)
[“Başkanın İkinci Cephe Mitingini Hemen Desteklemek İçin!”, Madison Square Park, 22 Temmuz 1942. Otobiyografimde alıntılandı:
“Baharda zaferi hedefleyelim. Fabrikalardakiler, tarlalardakiler, üniformalı olanlar; dünya vatandaşları, gelin bu amaç için çalışalım ve savaşalım. Resmi Washington ve resmi Londra, baharda zaferi hedefleyelim.
Bu düşünceye tutunur, bu düşünceyle çalışır, bu düşünceyle yaşarsak, enerjimizi artıracak ve azmimizi artıracak bir ruh yaratacaktır.
İmkansızın peşinden koşalım. Tarih boyunca elde edilen büyük başarıların, imkansız görünenin fethi olduğunu unutmayın.”]
***
Çünkü her güç, varlığını sürekli kanıtlamak zorundadır. “Yeni Dünya Düzeni” kavramı bu amaçla dünyanın yeni efendisinin gücünü göstermek amacıyla ortaya atılmıştır. Aslında “New Deal”, Yeni Dünya Düzeni anlamına değil, “yeniden bölüşmek” anlamını içerir. Ama emperyalist sistem bunu ancak böyle söyleyebilir. Yeniden paylaşım yerine “dünyaya yeni düzen vermek” söylemiyle gerçek amacını gizlemektedir. (M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye)
***
Biz ne mi yapalım, biz de laf değil, ulusal çıkarlarımız için düşünce ve eylem üretelim. (M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye)
***
“… Yeni dünya düzeninde ulusalcı tezler ve Atatürkçü görüşleri savunmanın yeri yoktur, riski vardır. (M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye)
***
Emperyalizmin mantığında
“ulusal kurtuluş hareketleri, barutun icadından sonra ortaya çıkan en tehlikeli silah sayılmıştır. (M. Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye)
***
Askeri bakımdan, önemi barutun keşfi ile kıyaslanabilecek yeni ve en cüretkâr saldırı biçimiyle karşı karşıyayız. Ulusal kurtuluş savaşlarından söz ediyorum. Bu yeni ve karmaşık harp biçimi, güvenliğimiz için belli başlı bir tehlike oluşturmuştur. (ABD Başkan Yardımcılarından Hampre’in 1965 yılında, Harp Okulu’nda yaptığı konuşmadan)



