Sultan Beşinci Murad 1876’ta tahtından indirilip hanımları ve çocuklarıyla beraber Ortaköy’deki Çırağan Sarayı’na hapsedilmiş, yerini kardeşi İkinci Abdülhamid almıştı.
Devrik hükümdar, ailesiyle Çırağan’da çile doldururken geçen senelerle beraber kızlarının evlilik çağı da gelip geçti ve Beşinci Murad’ın büyük kızı Hatice Sultan, amcası Abdülhamid’e “Yaşadığı zindandan kurtulabilmek için koca olarak bir haremağasına bile rıza göstereceği” yolunda haberler gönderdi.
O sırada 31 yaşına gelmiş olan Hatice Sultan’ın ricası kabul edildi ama Abdülhamid padişah kızlarının İstanbul’un seçkin ailelerine mensup delikanlılarla evlendirilmeleri teamülünün dışına çıktı ve hükümdarın devrik ağabeyinin kızına sarayda çalışan, sıradan ve hiç de yakışıklı olmayan Ali Vâsıf Efendi adında bir koca bulundu.
Hatice Sultan ile Ali Vâsıf Efendi evlendiler ve Abdülhamid’in kendilerine tahsis ettiği Ortaköy’deki yalıya yerleştiler…
Abdülhamid, kendi kızlarından ikisi, Naime ve Zekiye Sultanlar’ı Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın iki oğluyla evlendirmişti ve bu evlilikleri gören Hatice Sultan, Ali Vâsıf Efendi gibi sıradan bir kişinin kendisine koca olarak seçilmesini hazmedemedi. “Amcam kızlarını Paşa’nın oğullarına verirken bana kimi lâyık gördü?” diye düşünüyordu. Üstelik, babası Beşinci Murad’ın tahttan indirilmesinde Abdülhamid’in parmağı olduğundan emindi…
Sonra hem kendisinin, hem de babasının intikamını almak için bir plan hazırladı: Abdülhamid’in Gazi Osman Paşa’nın oğullarından Kemaleddin Paşa ile evli olan kızı Naime Sultan hemen bitişiğindeki yalıda oturuyor ve Kemaleddin Paşa’nın arada bir başka hanımlarla ilgilendiği de biliniyordu.
Hatice Sultan, Kemaleddin Paşa’nın bu zaafını kullanıp Paşa’yı kendisine âşık edecek ve gizlice mektuplaşmaya başlayacaklardı. İki yalı arasındaki yazışmalar aylarca devam etti, yasak bir aşkın belgesi olan mektuplar günün birinde her nasılsa Abdülhamid’in eline geçti ve bütün İstanbul, bir anda Ortaköy’deki skandalı konuşur oluverdi!
Ama, hükümdarın mektupları görmesini bizzat Hatice Sultan’ın sağladığı ve bütün bunları yapmakla kendisinin ve babasının intikamını almış olduğuna inandığı söyleniyordu…
Abdülhamid hem padişah hem de kayınpeder olarak ihanete uğramıştı ve gazabı şiddetli oldu: Kızı Naime Sultan’ı Kemaleddin Paşa’dan hemen boşattı, sabık damadını bütün unvanlarını alıp Bursa’ya sürgün etti, kızını bir başka Paşa ile nikâhladı ve yeğeni Hatice Sultan’ın yalıdan dışarıya adım atmasını yasakladı. Rezalete tahammül edemeyen Ali Vasıf Bey de Hatice Sultan’ı boşayıp kayıplara karıştı…
Aradan beş sene geçti, Abdülhamid tahtından indirildi, Bursa’da sürgünde olan Kemaleddin Paşa İstanbul’a döndü, Hatice Sultan’a gidip evlenme teklif etti ama reddedildi. Amcası Abdülhamid’in devrilmesiyle yalıdaki hapis hayatı nihayete eren Hatice Sultan, Rauf Hayreddin Bey adında bir diplomatla evlendi ve bir oğluyla bir kızı oldu.
Derken 1924’e gelindi ve o senenin 3 Mart’ında Osmanlı Hanedanı’nın bütün mensupları Türkiye sınırları dışına çıkartıldılar.
Kaynak Murat Bardakçı


