Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Kahveler ve Alıntılar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. MEYHANE SOFRALARININ KRALİÇESİ: MADAM DESPINA

MEYHANE SOFRALARININ KRALİÇESİ: MADAM DESPINA

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MEYHANE SOFRALARININ KRALİÇESİ: MADAM DESPINA
1919 – 2006

Hazırlayan ✍️ : Dünya Gözüme Kaçtı

İstanbul’un göbeğinde, rakı kadehinin kenarında saklı bir zarafet varsa, o zarafetin adı muhtemelen Madam Despina’dır. Onun hikâyesi, yalnızca bir meyhane işletmecisinin değil; göçün, direnişin, kadın olmanın ve hafızalara kazınan bir kültürün hikâyesidir.

1919 yılında İmroz’da (bugünkü Gökçeada) dünyaya geldi. Henüz gençliğe adım atmadan ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Ama kader ona büyük bir yol ayrımı sundu: Ya ailesiyle birlikte karşı kıyıya, Yunanistan’a dönecekti ya da doğduğu adayı geride bırakıp İstanbul’un bilinmez sokaklarında kendi yolunu çizecekti. O, hayranı olduğu bu şehri seçti. İstanbul’da kaldı.

Hayat sahnesine ilk adımını Moda’daki “Teras Gazinosu”nda attı. O yıllarda yaptığı iş, misafirlerle ilgilenmek, servise yardımcı olmak ve atmosferin sıcak kalmasını sağlamaktı. Ancak Madam Despina’nın duruşu, zarafeti ve içtenliği sayesinde çevresinde kısa sürede bir hayran halkası oluştu. Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen bu genç Rum kadını, 1946 yılında Gayrettepe’de ilk meyhanesini açarak hayalini gerçeğe dönüştürdü.

Yıllar içinde mekânı kamulaştırılınca yeniden rotasını çizdi. 1970’lerin ortasında, Kurtuluş semtinde Açıkyol Sokağı’nda yepyeni bir kapı açıldı: “Despina’nın Meyhanesi.” Bu kapıdan içeri girenler sadece meze ve rakı değil, bir geleneği, bir sıcaklığı ve adabıyla yoğrulmuş eski İstanbul’u tadardı.

Despina’nın meyhanesi, şatafattan uzaktı ama ruhu büyüktü. O, hiçbir müşterisine müşteri gözüyle bakmazdı. Her masaya uğrar, yüzünde hep o içten gülümsemesiyle “Bir arzunuz var mı paşalar, beyler, hanımlar?” diye sorardı. Mekânda masa ayırtmak isteyenlere “rezervasyon levhası” yerine boş şarap şişesi konurdu; eski İstanbul’un kendine has adetlerinden biri böylece yaşatılırdı.

Mezeleri sade ama lezzetliydi. Özellikle Rum pilakisi sıcak servis edilir, yaprak ciğeri dillerde dolanırdı. Saat akşam sekizi bulduğunda ise klasik Türk müziğiyle saz heyeti ortalığı doldururdu. Masalarda sohbetin tonu değişir, kadehler hüzünle ya da neşeyle tokuşturulurdu.

Despina, 1960’larda oto galerisi sahibi Artin Bey ile evlendi. Kısa bir süre meyhane hayatına ara verdi. Ancak eşinin vefatıyla birlikte yeniden doğduğunu söylemek abartı olmaz. Kurtuluş’taki mekânına döndüğünde bu kez sadece bir işletmeci değil, bir efsane olarak anılıyordu.

1990’da yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle bir bacağını kaybetti ve meyhanesini devretmek zorunda kaldı. Ancak tek bir şartı vardı: Her şey olduğu gibi kalacaktı. Bu şartı yerine getiren Ercan Tekin, mekânı aynı özenle işletmeye devam etti.

2006 yılında hayata gözlerini yumduğunda, vasiyeti üzerine mezarı başında sevdiği şarkılar çalındı: “Bir hakikat anladım dünyada ben, her şey yalan…” ve ardından o meşhur şarkı: “Şimdi uzaklardasın.” Mezarı ise, onun çok sevdiği şarapla sulandı.

Madam Despina’nın ardından sadece bir meyhane kalmadı; bir gelenek, bir zarafet anlayışı, bir İstanbul hatırası kaldı. Bugün hâlâ Kurtuluş’ta onun adını taşıyan o mekânda yaşatılıyor.

&

Son olarak:

Madam Despina şarkılara bile konu olmuş. Sezen Aksu, Deliveren albümündeki “Yine mi çiçek” şarkısında Madam Despina’dan şöyle bahsediyor:(Bu bölüm Hürriyet Gazetesinden)

Kur masayı Madam Despina

Kirli beyaz muşamba örtüleri ser

Çek sediri asmanın altına

Yanında bir ince Müzeyyen Abla

Yine mi güzeliz yine mi çiçek

Hamdolsun

Taze mi bitti topik

Canın sağ olsun

Amanın yine mi güzeliz yine mi çiçek

Hamdolsun

Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun

Gece çok genç arzular şelale

Haber etsek o yare

Gelse Bomonti’den

Şereflendirse bizi

Olsak teyyare

Söz: Meral Okay

Müzik: Ara Dinkjian

Hazırlayan ✍️ : Dünya Gözüme Kaçtı

MEYHANE SOFRALARININ KRALİÇESİ: MADAM DESPINA
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.