Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured
(İyi bir deneyim)
Kevin Costner’ın bir arkadaşı vardı, adı Michael’dı. Zor bir dönemden geçiyordu. Costner her zaman ona yardım etmek isterdi ve küçük yazı işleri bulurdu. Ancak her seferinde geri dönüşler olumsuzdu; kimse Michael’ın işinden memnun görünmüyordu. Costner bir gün itiraf etti: “Herkesi kızdırdı.”
Bir gün, sabrı tükenen Michael öfkesini patlattı:
— Hollywood’dan nefret ediyorum! Hepinizden nefret ediyorum!
Bu, bardağı taşıran son damla oldu. Costner, onun şikayetlerinden bıkmıştı ve sert bir dürüstlükle karşılık verdi:
— Belki sorun Hollywood değildir. Belki de daha iyi bir yazar olmalısın. Belki de yeterince iyi değilsin.
Tartışma hararetlendi ve Costner, dostluklarının bu sözleri atlatamayacağını düşündü. Ama bir hafta sonra Michael aradı. Gidecek hiçbir yeri yoktu. Aralarındaki kavga rağmen Costner ona kapısını açtı.
Michael aylarca onun evinde yaşadı. Her gece inatla yazıyordu. Yazdıklarını Costner’a okutmak istese de, Costner hâlâ kırgın olduğu için reddediyordu. Zaman geçti. Michael başka bir okuyucu buldu: Costner’ın üç yaşındaki kızı. Ona her gece hikâyelerini okuyordu. Ancak Costner’ın eşi bu durumdan hoşlanmadı ve sonunda Michael’ın evden ayrılması konusunda ısrar etti.
Beş parasız ve umutsuz bir şekilde Arizona’da bir Çin restoranında bulaşıkçı olarak iş buldu. Ama hayalinden asla vazgeçmedi. Sürekli Costner’ı arıyor, yazdıklarını okuyup okumadığını soruyordu. Ama Costner hâlâ kırgındı ve direniyordu. Ona battaniyeler, erzak, uyku tulumu gönderdi… ama yazıları hakkında tek kelime etmedi.
Derken bir gün pes etti. Önce kendi evinde, sonra da Çin restoranının mutfağında Michael’ın yazdıklarını okudu.
Karşısında bir başyapıt vardı.
Michael Blake, Kurtlarla Dansı yazmıştı.
Gerisi artık tarihe geçti. Film, 12 dalda Oscar’a aday gösterildi ve 7 ödül kazandı. Kevin Costner En İyi Yönetmen seçildi. Hollywood’un reddettiği, bulaşıkçılıkla geçinen o adam, Michael Blake, En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ını aldı.
Eğer bir hayalin varsa, onu koru. Bir şeyi gerçekten istiyorsan, onun için savaş. Bahanelere yer yok.
ALINTI

BAHANELERE YER YOK 
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.