Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

‘Gözlü Körlerden Sakınırım’

Kütüphanelerimizde asırlar içinde derlenerek yazıya dökülmüş birçok latife mecmuası vardır. Bazıları meclislerde okunup tebessüm edilsin diye, bazıları da sultanları eğlendirmek için kaleme alınmıştır. Eğlenmek derken, daima söylediğimiz gibi, her bir latife aslında birçok hikmet barındırır. Aynı zamanda bazı latifeleri anlamak için söz erbabı olmak da lazımdır. Yani alelâde sözler değildir.

Latife mecmualarının bazıları çarşı pazarın, halkın ahvalini sultana bildirmek için kaleme alınmış, bundan dolayı da halkın dilinde dolaşan türlü latifeler esere kaydedilmiştir. Dolayısıyla her biri yazıldığı dönemin sohbet meclisleri ve mevzuları hakkında belli ölçüde malumat verir.

Latife derleyenler arasında âlimler, velî zatlar, şairler ve vezirler gibi muhtelif kimseler vardır. Bunlardan biri de büyük divan şairlerimizden Fehîm-i Kadîm’dir (v. 1057/1647).

İçinde seksenden fazla latifenin bulunduğu Tercüme-i Letâyif-i Kibâr-ı Kümmelîn adlı eser, bir kısmı daha evvelki kitaplardan iktibas, bazıları da kendi şahit oldukları yahut duyduklarıdır. Bu mecmuadan özellikle kısa fakat hikmetli birkaç latifeyi okuyalım:

Bir gün, Behlül-i Dânâ hazretlerine sordular: “Basra’da kaç divane vardır?”

O düşünmeden cevap verdi: “Divaneler sayısızdır, fakat akıllılar sayılıdır!”

*****

Bir âmâ geceleri fener yakardı. Bunun sırrını ona sordular. O da “Gözlü körlerden sakınırım.” dedi.

*****

Bir kambura sordular: “Sen diğer insanlar gibi mi olmak istersin, yoksa diğer insanlar da senin gibi mi olsun?”

Kambur cevap verdi: “Diğer insanlar benim gibi olsun. Bu kadar zamandan beri ben onları seyredemezdim, onlar beni seyrederlerdi. Ben de onlara biraz ibret nazarıyla bakayım!”

*****

Arabînin biri bir devesini kaybetmişti. Feryad ederek bağırıyordu: “Her kim benim devemi bulursa, iki deve vereyim.”

Dediler ki; “Ya o deveyi başkasına vereceğine kendine kalsa olmaz mıydı?”

Arabî cevap verdi: “Bulmada olan zevki siz bilseydini deve değil can verirdiniz.”

*****

LATİFELER
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.