Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

SOLCULAR MİLLET DÜŞMANI MI?

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

SOLCULAR MİLLET DÜŞMANI MI? ❓❓❓

Solcular neyi savunuyorlar? Nasıl bir ülke istiyorlar? Kimin için, neyin mücadelesini veriyorlar? Savundukları hangi değerler halkın değerleriyle bağdaşmıyor? ‘Toplum değerleri’ diyoruz, nedir onlar?

• Mesela demokrasiyi savunuyorlar. İnsan haklarını savunuyorlar. Özgürlüğü savunuyorlar. Mimari meseleleri tartışıyor, planlı şehirciliği savunuyorlar.

• İşçi haklarını, işçilerin çalışma olanaklarının sağlıklı olmasını savunuyorlar.

• Ağaç katliamına karşı durup çevre sorunlarını dert ediyorlar.

• Ülke zenginliklerinin talan edilmesine itiraz ediyorlar. Açgözlü patronlardan emeğinin karşılığını alamayan yoksul insanların haklarını savunuyorlar.

• Herkesin çocuğunun eşit eğitim aldığı iyi bir eğitim sistemi istiyorlar.

Savundukları bu değerler tüm bu toplumun da değerleri değil mi? Toplum değeri denildiğinde aklımıza sadece namaz kılmak, oruç tutmak mı gelecek? Hem bunlar aslında inananlar için bireysel vazifeler değil mi? ‘Demokrasi’, ‘insan hakları’, ‘özgürlük’ , ‘hukuk’, ‘eşitlik’ ‘dürüstlük’, ‘adalet’ diyorlar. Bunlar bu ülkenin değerleri değil mi? Yolsuzluğa, hırsızlığa, talana, haksızlığa karşı çıkmak bu toplumun yararına değil mi? Çocukların yaşamasını savunmak bu halkın değeri değil mi?

• Namaz kılan, oruç tutan ama bu değerlerden habersiz muhafazakar aydınlara niye halkın değerlerinden kopuk demiyoruz?

• Namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar ama hırsızlığa, yolsuzluğa, haksızlığa, çevre katliamına ses etmiyorlar. Peki bunlara ne diyeceğiz?

• Dindarlığı çok önemseyip işçilerin berbat ortamlarda çalışmasını umursamayanlara ne diyeceğiz?

• Sabah akşam kul hakkı vurgusu yapıp milyonlarca insanın hakkının göz göre göre gasp edilmesine sessiz kalan, ortak olan, bunu ülke sevgisi zanneden sağcı kafaya ne diyeceğiz?

• Ülkeyi çok sevdiğini söyleyip herkesin hakkı olan kaynakları eşe dosta peşkeş çekenlerle yan yana durmaktan imtina etmeyenlere ne diyeceğiz?

Diğer taraftan bir de ‘toplum düşmanı’, ‘ülke düşmanı’ meselesi var.

Millete küfür edip malını talan eden işadamlarıyla aynı yerde durmayı sorun görmeyen sağcı, muhafazakar, İslamcı aydınlar halkın dostu ama tüm bunlara itiraz eden, halka küfür edip malını gasp edenlere tavır alan solcular halkın düşmanı öyle mi? Çevre katliamına sessiz kalan muhafazakarlar ülkeyi seviyor ama itiraz eden solcular ülke düşmanı öyle mi? Şehitlik istismarıyla yoksul insanların çocuklarını ölüme gönderen, gönderilmesine en küçük itiraz etmeyen milliyetçi, muhafazakar, İslamcı aydınlar toplumun dostu ama ‘yapmayın bu çocukları ölüme göndermeyin’ diyen solcular toplum düşmanı öyle mi?

Asıl sorun…

Asıl sorun Türkiye’de dindarlığın solcu olamaması. Bütün dindarların sağcılık, muhafazakarlık çuvalına doldurulması.

Çünkü o çuvalda vicdan yok. O çuvalda din var ama insanlık yok. Yaşamı dert etmek yok. Özgürlüğü, demokrasiyi, insan haklarını önemsemek yok. Yoksul insanların dertlerine sahiden ortak olmak yok. İşçilerin berbat şartlarda çalışmasını sorun etmek yok. Ülke kaynaklarının talan edilmesine itiraz etme kültürü yok. Sadece devlet var. Devleti kutsamak var. Yani devletin kalkınması, güçlenmesi. Bunun için her kurumun, her değerin, hatta insanın bile gözden çıkarılabileceğini düşünüyorlar.

Fakat sağcı, muhafazakar aydınlar bırakın gelişmeyi, büyümeyi, bu değerler olmadan bir devletin ayakta kalamayacağını da göremiyorlar. Hukuku, özgürlüğü, eşitliği, vicdanı olmayan, yoksulun hakkını gözetmeyen, herkese eşit eğitim imkanı sunamayan, çevreyi, doğayı önemsemeyen, insana değer vermeyen bir devletin ayakta kalamayacağını akıl edemiyorlar. Devletler köprülerle, otobanlarla, güçlü silahlarıyla var olmazlar.

İnsana verdiği değerle, insanın huzurunu, insanın gelişmesini esas alan yaklaşımla büyürler, güçlenirler. Sol işte bu eksikliğe vurgu yapıyor. ‘İnsana, insanın, huzuruna, yaşamına öncelik verelim’ diyor. Bunun için mücadele ediyorlar. İşkenceler, hapisle geçen ömürler, ödenen ağır bedeller hep bunun için. Yani toplum için. Toplumun huzuru için. Toplumun değerleri için.

Sadece bunlar da değil. Edebiyatta, sanatta, sinemada hep bir mesafe kat edemediğimizden yakınırız. Kat ettiğimiz o en küçük mesafede de en büyük pay yine solundur.

Sağcı, muhafazakar aydınların yapmadığı bir şeyi yaptılar. Toplumun sahici sorunlarını kitaplara, filmlere konu ettiler.

Bu mücadeleyi veren insanlara ‘toplum düşmanı’ veyahut ‘toplum değerlerinden kopuk’ demek akıl alır bir şey mi?

Diyeceğim o ki sol, bütün eksikliklerine, bütün yetersizliklerine, üslup sorunlarına rağmen yaşadığımız şu günlerde vicdanını, insanlığını bütünüyle yitirmiş bir ülkenin kalan son vicdanıdır. Bunu görememek, hakkını teslim edememek ise en büyük vicdansızlıktır.

LEVENT GÜLTEKİN
(Birleşmiş Beyinler sayfasından)

SOLCULAR MİLLET DÜŞMANI MI?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.