Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

21. DÖNEM AĞRI MİLLETVEKİLİ NİDAİ SEVEN’DEN YÜCE TÜRK MİLLETİ’NE!

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured
21. Dönem Ağrı Milletvekili Nidai Seven, bugün sosyal medya hesabından “YÜCE TÜRK MİLLETİ’NE” başlığıyla aşağıdaki açıklamayı paylaştı.
05 Aralık 2025
ÜLKÜ PINARI
İşte Nidai Seven’in Mesajı:
“YÜCE TÜRK  MİLLETİ’NE !!!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Anayasa’nın 1., 2. ve 3. maddelerinde tanımlandığı üzere, üniter yapıya sahip bir hukuk devletidir. Devletin amacı; ülkenin bölünmez bütünlüğünü, kamu düzenini ve toplumsal barışı korumaktır. Bu bağlamda terörle mücadele, hem anayasal bir zorunluluk hem de uluslararası hukuktan doğan bir yükümlülüktür.
Geçmişte olduğu gibi,
“Çözüm Süreci” olarak adlandırılan dönem, adeta bir rezalet.
PKK gibi silahlı bir organizasyonun herhangi bir topluluğu temsil ettiği iddiası hukuken geçersizdir.
Terör örgütüyle müzakere, Anayasa’nın devlete yüklediği “ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruma” görevine aykırılık oluşturur.
Terörün siyasallaşmasına zemin hazırlamak,
Mücadele etmesi gereken devletin, terör örgütünü dolaylı olarak siyasi muhatap kabul etmesi, uluslararası literatürde “siyasi meşruiyet aktarımı” olarak tanımlanır.
Çözüm Süreci’nin yalnızca bir iç mesele olmadığı; bölgesel projelerin Türkiye üzerindeki etkileriyle ilişkili olduğu açıktır.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde Ortadoğu’nun etnik ve mezhepsel temelde yeniden düzenlenmesi hedeflenmektedir.
Bu bağlamda Arz-ı mev’ûd hattı, Davut Koridoru gibi jeopolitik kurgular, bölgesel haritaların yeniden şekillendirilmesi senaryolarının parçasıdır.
Türkiye’de etnik temelli siyasetin güçlendirilmesi; Türkiye’nin ulus-devlet yapısının zayıflatılması amacıyla dış baskılarla uyumludur.
Tarihi gerçeklerde Turani kavim olan Kürt toplumunun, sosyolojik yapısı  tek bir iradeye indirilemez.
Bu durum,  diğer etnik yapılara aidiyetsizlik bilincine ortam hazırlar.
PKK’nın Kürtleri temsil ettiği iddiası bilimsel olarak temelsizdir.
Doğu ve Güneydoğu’da devletinin yanında durmuş, şehit ve gazi vermiş geniş halk kesimlerinin iradesi, terör örgütü tarafından gasbedilemez.
Bu nedenle PKK’nın Kürt toplumunun siyasi temsilcisi olarak gösterilmesi hem siyasal hem hukuki açıdan geçersizdir.
“Çözüm Süreci” benzeri girişimler, devlet aklı açısından;
Devletin güvenlik ve kamu düzeni politikalarını bir silahlı örgütle müzakere etmesi, egemenlik alanını paylaşma görüntüsü yaratır.
Terörle mücadelede en temel ilke caydırıcılıktır. Terör örgütüne siyasi alan açılması, caydırıcılığı zayıflatır ve örgütün kapasitesini artırır.
Bölgesel projelerle uyumlu bir zafiyet politikası, uluslararası aktörlerin Türkiye’nin iç işlerine müdahalesini kolaylaştırır.
 Terörle meşruiyet ilişkisi kurulması, kamu düzeni üzerinde olumsuz etkiler yaratır ve toplumsal gerilimi artırır.
 Sonuç olarak, Türk Milleti’ni, Türk, Kürt, Arap  olarak adlandırmak, bölünmenin ilk ortamını hazırlamaktır…
Gaflet değilse, ihanetin beşiğini  sallamaktır…
Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği, geleceği ve anayasal düzeni; sloganlarla veya siyasi ihtiyaçlarla değil, hukuka dayalı kurumsal politikalarla korunabilir. “Terörsüz Türkiye” herkesin arzuladığı bir özlem duyduğu bir vakıadır.
Ancak meydana gelen gelişmeler bunu teyit etmemektedir.
 “Terörsüz Türkiye” benzeri söylemlerin içi; terörle mücadelede tutarlı, caydırıcı ve kararlı bir devlet politikası olmadıkça boş kalır.
 Terörle müzakere, hukuken ve siyasi bilimler açısından meşru değildir.
Devletin terör örgütleriyle muhatap olması, terörü güçlendirir.
 Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi PKK değildir; olamaz.
 Bölgesel projeler Türkiye’nin üniter yapısını hedef almaktadır.
Türkiye’nin gerçek ihtiyacı slogan değil, kurumsal, kararlı, uzun vadeli bir terörle mücadele stratejisidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası, herhangi bir siyasi liderin kişisel hedeflerinden üstün; milletin huzuru ise her türlü siyasi taktiğin üzerindedir.
Saygılarımla,
05.12.2025
Nidai Seven 🇹🇷
21.Dönem Ağrı Milletvekili”

21. DÖNEM AĞRI MİLLETVEKİLİ NİDAİ SEVEN’DEN YÜCE TÜRK MİLLETİ’NE!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.