Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kaygan Zemin
  4. MOTOR YAPMASINI ÖĞRENMEK SABIR İŞİ
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MOTOR YAPMASINI ÖĞRENMEK SABIR İŞİ

featured

Aşağıdaki  Takeo Osahira.. Japonya’yı sıfırdan zirveye  taşıyan kişi… Samuray..(Samuraylar, Japonya’nın en onurlu ve seçkin ailelerine denir)

Bu kişi için Japonya’da Rönesansı başlattı denir

Batı’nın Doğu’ya karşı ilerlemesinin sırrını  merak eden Takeo Osahira adında bir Japon, Cevabı buldu ve dedi ki : motor ve mekanik. “Bunu nasıl yapacağınızı biliyorsanız, tüm bu endüstrinin sırrına da sahipsiniz demektir.”

Devleti onu (Bilimsel Mekaniğin Kökenleri”ni incelemek ve Mekanik ve motorlar üzerine  doktora yapması için  Almanya ya Hamburg üniversitesine gönderdi..  O Alman bilgisini ülkesine aktarmak ve ulusunu ilerletmek istiyordu. Ancak Batı’nın yabancılara sadece kağıt üzerinde teoriler öğretmesine şaşırdı. “Almanya’ya gittim ve bana kitapları okuttular ve teoriler öğrettiler, ama ben motor üretme yeteneğine sahip olmak ve onları nasıl kullanacağımı bilmek istiyordum. Kafam karışıktı, motorlara  son derece karmaşık bir oyuncağın önündeki bir çocuk gibi bakıyordum. Sonra duydum ki; Hamburg’ta bir İtalyan motor fuarı açılmış.. Tüm paramı alıp sergiye gittim. Kullanılmış bir motor aldım, ( bir aylık maaşıma denk idi) eve getirdim ve sonra sökmeye başladım. ‘Eğer onu parça parça söküp tekrar bir araya getirebilirsem, bu motorları kullanmak için gereken bilgiye sahip olacağım anlamına gelir’ diye düşündüm.”

 

Sonra şöyle devam ediyor: “Motorları açıp söker, sonra her bir parçayı en ince ayrıntısına kadar çizerdim. Bu, iş  bütün bir günümü alırdı. Günde bir öğün yemek yer ve sadece çalışmaya devam edebilecek kadar uyurdum. Sonra tekrar monte ederdim. Tekrar monte edip başarıyla çalıştırdığımda o kadar mutlu olurdum ki kalbim neredeyse sevinçten duracak gibi olurdu. Sonra misyon şefime (Büyükelçi) gittim.. Başarıyla tamir ettiğim motoru gösterdim.. Bana, “Şimdi bize kendi yaptığın komple bir motor yapmalısın,” dedi. Bunu başarabilmek için, Alman profesörlerimin istediği gibi ya doktora tezi hazırlayacağım yada demir, bakır ve alüminyum eritme fabrikalarında metal tekniğini öğrenecektim. Ama ben ikinciyi tercih ettim ve bir metal eritme tesisin de mavi takım elbiseli bir işçi oldum. Emirlerine, sanki büyük bir ustaymış gibi itaat ettim; hatta samuray ailesinden olmama rağmen yemek vakitlerinde bile  onlara hizmet ettim.” .

Aslında ben bunları yapmakla Japonya’ya hizmet ediyordum ve Sekiz yıl boyunca günde on ila on beş saat çalışarak eğitim ve öğretim gördüm. İş gününden sonra nöbet tutar  sektörü bizzat incelerdim.

 

Hikâyesine şöyle devam ediyor: “Sonra Japonya İmparatoru Mikado beni duydu ve beni görmek istedi.

Kendi kendime dedim ki: Tam bir motor fabrikası kurmadan onunla tanışmaya layık değilim. Bu tam dokuz yılımı aldı.

Dokuz tam yıl sonra on prototip motor yapıp  İmparator’un yanına gittim. Ona, ‘Bunlar %100 Japon motorları.’ dedim. Motorları çalıştırdım ve çalışmaya başladılar. İmparator Mikado gülümsedi ve, ‘Hayatımda duyduğum en tatlı melodi bu – motorların sesi.” dedi.

İmparator bu olağanüstü başarıları nedeniyle üst düzey bir onur nişanı olan “II. Derece Güneş Nişanı’nı” takdim etti..

Ve böylece Batı’nın gücünün sırrı olan modülü ele geçirdik. Onu Japonya’ya transfer ettik. Avrupa’nın gücünü Japonya’ya, Japonya’yı da Batı’ya transfer ettik.” dedi

 

Başarı kararlılık gerektirir ve ülkemizde kaç yaratıcı insan bunu başardı? Gurbete gidip yabancı bir ülkede yaratıcı olmak. Dedikleri gibi, mahallende flüt keyif vermez…

Işte Japonlar Avrupa’ya tahsile gönderdiği öğrencilerin ülkeye getirdikleri sınai rönesans..

Bizim gönderdiğimiz öğrenciler ne getirirdi..?

 

(Bükreşte eğitime gelen öğrencileri havaalanında karşıladım ve yatacakları yere bıraktım, o gece saat 3.00’te telefonum çaldı bir kız öğrenci Sayın müşavirim ben cüzdanımı çaldırdım bana yardım edebilir misiniz dedi Şaşırdım O saatte neredesin dedim Old Town’da gece kulübünde eğleniyorduk dedi..

 

(Uzun söze gerek yok.. Derya’lara bakıp sonsuzluğu fikretmeye ne hacet, işte sana derya gibi Karacaahmet..)

MOTOR YAPMASINI ÖĞRENMEK SABIR İŞİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Medyazar
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.